< KAHVE - Blogcu





KAHVE KARACİĞER KANSERİNİ AZALTIYOR MU?

 

Kahve içmenin yararı da olabilir. Tokyo’daki Ulusal Kanser Merkezi tarafından 90.000 kişi üzerinde 10 yıl süre ile yapılan bir araştırmada günlük kahve içen orta yaşlı ve yaşlı kişilerde karaciğer kanseri görülme sıklığı, daha az içenlerin yarısı kadar. Bu bulgular Journal of the National Cancer Institute tıp dergisinde yayınlandı. Çalışmaya göre kahve içimi arttıkça karaciğer kanseri riski azalıyor. Kafeinsiz kahvenin böyle bir etkisi olup olmadığı bilinmiyor. Daha önce ABD’de yapılan bir çalışmada kahve içimi ile kalınbarsak kanseri arasında ilişki bulunamamıştı. Bu çalışmada dekaf kahve içenlerde kalınbarsak kanseri daha az görülmüştü ancak araştırıcılar bunun kafeinin etkisinden çok dekaf içenlerin daha sağlıklı bir yaşam stili olmalarına bağlamıştı. Japon araştırmacılar, bu çalışmaya dayanarak kahve içme alışkanlıklarını değiştirmenin doğru olmadığını çünkü asıl risk faktörünün bu çalışmada bakılmayan hepatit olduğunu belirttiler.

KAHVE YEDİĞİMİZ ÜRÜNLER İÇERSİNDE EN ÇOK ANTİOKSİDAN İÇEREN BESİ

Saygın Tıp dergilerinden International Journal of Cancer'de Kanadalı araştırmacılar tarafından yapılan ilginç bir araştırma yayınlandı. Kahve içmek meme kanseri riskini azaltıyor. Kadınlarda meme kanseri riskini arttıran çeşitli faktörler var. Bunlar arasında bazı genetik değişiklikler önemli rol oynuyor. Araştırmacılar BRCA1 ve BRCA2 mutasyonu olan 1,690 yüksek riskli kadın hastaya kahve içme alışkanlıklarını sordu. Toronto Üniversitesi tarafından yapılan bu çalışmanın sonuçlarına göre günde 1-3 fincan kahve içen yüksek riskli kadınlarda meme kanseri gelişme riski %10, 4-5 fincan içenlerde %25, 6 ya da daha fazla kahve içenlerde, içmeyenlere göre %69 azalıyor. İlginç olanı kahve yalnız BCRA1 mutasyonu olanları koruyor. BCRA2 mutasyonlu kadınlarda bu etkisi yok. Bu koruyucu etkinin, kahvede bol bulunan phytoestrogenlere bağlı olduğu düşünülmekte.
 

Kahve, yediğimiz besinler içerisinde en çok antioksidan içeren besin maddesi..

Amerikan Kimya Birliği tarafından yapılan bir araştırma Amerikalıların diyetlerinde yer alan besinler içerisinde en çok antioksidan sağlayanın kahve olduğunu gösterdi. Genellikle meyve ve sebzeler en iyi antioksidan kaynağı olarak bilindikleri için bu bulgu şaşırtıcı oldu. Decaf kahveler de aynı derecede antioksidan içermekte. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bir besinin antioksidan içeriğinin vücuda aynı derecede yansımayabileceği. Bunu belirleyen de o besinin vücuda ne kadar emildiği ve kullanıldığı. Antioksidanlar özellikle kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyucu olarak bilinmekte.

Bu araştırma için 100'den fazla değişik besin maddesi incelendi. Kahve çay, süt ve çikolata gibi antioksidanları geçerek 1. sırada yer aldı. Eğer kahveyi sevmiyorsanız siyah çay da iyi bir seçenek. Bunu sırası ile muz, kurubaklagiller ve mısır izlemekte.  Meyvalar ise aynı zamanda bol vitamin, mineral ve fiber içerdiklerinden her gün tüketilmesi gereken besin maddeleri.

 

 

KAHVE NASIL SAKLANMALI

Kahve nasıl saklanmalı?

Kahveyi uzun süre saklamak zor. Çünkü oksijen ile temas ettiği sürece içindeki kimyasal maddeler okside olmaya ve bozulmaya başlıyor. Bazı temel kurallar var:

1. Çekirdek olarak, çekmeden saklamak ve her içişte taze çekmek doğru

2. Kullandığınız kabın kapağı çok sıkı kapanıyor olmalı yani hava almamalı. Bu biraz zor, yurtdışında içerdeki havayı boşaltan sistemleri olan kaplar bile var ama işe yarıyor mu bilmiyorum,

3. Özellikle çekirdek kahveyi buzdolabında saklayın diyenler çok ancak buna karşı görüşü olanlar da var. Ben, eğer uzun sure kullanmayacaksam buzdolabında saklıyorum.

4. Annem hep kahve kabının içine nemini alsın diye pirinç atar veya küpşeker koyar?

Galiba en iyisi kahveyi az alıp, hızla tüketmek.

BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ STARBUCKS

Amerka Birleşik Devletlerinde Boston’a gidenler bilirler; Harvard metrosunun biraz ilerisinde bir kahve dükkanı vardır ve içeri girince kendinizi günümüzdeki tipik kahve dükkanı zincirlerinden birinde bulursunuz. Ancak, adı Peet’s Coffeee olan bu dükkan, modern kafe kavramını ilk uygulayanlardandır ve Starbucks’ın ilham kaynağıdır. Starbucks her ne kadar 1971 yılında Seattle’da kurulmuş ise de, başlangıçta yerel bir kahve dükkanı idi.  İlk kurucular kahveye meraklı Jerry Baldwin, Zev Siegl ve Gordon Bowker adında üç arkadaş idi.
Firma, Starbucks adını Herman Melville'in "Moby Dick" kitabından aldı.
1982’de Starbucks daha çok kahve dağıtıcısı olarak çalışmakta idi. Starbucks’ın kaderini değiştiren en önemli gelişme de bu dönemde oldu ve firmanın başına sorumlu olarak Howard Schultz getirildi. Aynı yıl, Schultz İtaılay’da Milano’ya bir ziyaret yaptı ve buradaki sokak kafelerinden çok etkilendi. Ancak, kısa sürede Seattle’da büyük başarı kazanan Starbucks en büyük sorunu 1992’de Schultz ve Starbuck C.E.O.’su Orin Smith diğer eyaletlere yayılmak için maddi destek bulmaya çalıştıkları zaman yaşadı. Bu girişimleri çok cesurca bulundu ve biraz da alayla karşılandı. O zaman hedeflenen 500 dükkan ya da şube hayalci gibi gözükürken, 2005 yılında Starbucks 37 ülkede 10,741 şubeye sahiptir. Starbucks markası 21. yüzyılın en büyük 75 global markası arasında anılmaktadır. 2005 yılında Fortune tarafından 7. kez “çalışılabilecek en iyi 100 firma“ arasına seçilmiştir.

Ürünler:

Halen Starbucks sadece sıcak kahve satmakla kalmamaktadır. Şişelenmiş Frappuccino gibi ürünler, dondurma, Tazo Çayları Starbucks ürünleri arasındadır. Starbucks son yıllarda ürün yelpazesine müziği de yerleştirmeye çalışmakta. 1990 yılında kurulan “Hear Music”, 1999 yılında Starbucks tarafından satın alındı ve Hear Music aracılığı ile Starbucks şubelerinde CD satışları başladı. 

Bir model olarak Starbucks

Model olarak bakılırsa Starbucks kapitalist sistemin başarılı bir ürünüdür. Starbucks şubelerinin kuruluş mantığı iyi bir planlamaya bağlıdır. Genellikle yürüyüş yolunda olan, orta ve orta-üst kesimin rağbet ettiği, çevresinde alış veriş yerleri ve ofisler olan mekanlar seçilmektedir. Genellikle insanlar Starbucks’ı oturulacak değil, kahveyi hızla alıp işe gidilecek yerler olarak tercih etmektedir. Türkiye’de ise genellikle uzun süre oturma ve az miktarda para harcayarak uzun vakit geçirme tercih edildiği için oturma süreleri daha uzundur. Ayrıca kablosuz İnternet hizmeti veren Starbucks’larda oturma süreleri uzamaktadır. Bazı Starbucks’larda son zamanlarda yaratılmaya çalışılan ortam, uzun süre oturmayı teşvik etmektedir; hafifi müzik, loş ışık kullanımı gibi. Bu açılardan bakılırsa büyük alış-veriş merkezleri Starbucks için çok caziptir.

Starbucks’ın yerleştiği yerler genellikle kahve için 3-4 milyon TL üzerinde harcayabilecek, kahve kültürüne aşina olan kişilerin bulunduğu yerlerdir. Aynı zamanda Starbucks’lar bulunduğu bölgelerin cazibe merkezi olma özelliklerini arttırmakta, emlak değerlerini yükseltmekte ve kendine uygun Müşterilerin artmasına yol açmaktadır. Bunu getirdiği en önemli sorun ise bu çarka dahil olamayan ve kira ve mülk fiyat artışlarını karşılayamayacak hale gelen çevredeki küçük işletmeler ve kafelerin zaman içerisinde silinmesi olasılığıdır. Ayrıca bu sistemde para global işletmeye gittiği için, lokal işletmelerde harcanan ve o bölgeye dönen para azalmaktadır. Ancak Starbucks’lar kalite kontrolü, çeşitliliği, standart oluşturması, mekan avantajı, ortamın olumluluğu gibi faktörler nedeni ile başarılarını hızla arttırmaktadırlar.

Biliyormusunuz?

  • ABD’de Starbucks dükkanlarında fotoğraf çekemeyeceğinizi,
  • Starbucks’ın dünyadaki temiz su kaynaklarının korunması, ile ilgili bir kuruluş olan CARE’e katkıda bulunduğunu,
  • Kahvenin dünyada ticareti en çok yapılan 2. ürün olduğunu,
  • Bir dönem kahve kaplarına sanatçılardan alınan özlü sözleri yazan Starbucks’ın gay hakları ile ilgili yazılan bir alıntı nedeni ile ABD’de homoseksüellere karşı bir örgütün suçlamaları ile karşı karşıya kaldığını,
  • Starbucks’ta çalışan Matthew Brown adında bir görevlinin web blogundaki günlüğünde çalışma ortamındaki sorunlardan bahsettiği için işten çıkartıldığını,
  • Starbucks şubelerine yerleştirilen ve boş CD’lere müzik kaydına izin veren kiosk’ların proje başarısız olduğu için kaldırıldığını,
  • 2003 nisanında Starbucks’ın İsrail’deki 6 şubesinin kapattığını, bunu ticari nedenlerle olduğunu belirtti ise de, Arap ülkelerindeki çıkarları nedeni ile bunu yapmakla suçlandığını ancak muhtemelen esas sorunun İsrail’deki partner ile Starbucks’ın anlaşamaması ve doymuş olan İsrail pazarına yeni bir şey getirememesi olduğunu,
  •  2006 yılında Starbucks’ın müşterilerin kullandığı malzemelerden elde edilen yeniden kazanılmış kahve kaplarını kullanacağını,
  • Yıllık kahve üretimi 7 milyar kilo iken, bunun 142 milyon kilosunun (%2) Starbucks tarafından alındığını
  • 27 ülkede Starbucks için kahve yetiştirildiğini,

 biliyormusunuz?

 

 

 


 

ÇOBAN KALDİ

Çok zaman önce Yemen'in yüksek yaylalarında Kaldi adında bir çoban yaşarmış. Günün birinde keçilerinin bir ağacın kırmızı meyvelerinden yedikten sonra canlandığını, çok hareketli olduklarını ve geceleri çok az uyuduklarını fark etmiş. Bunun üzerine Çoban Kaldi, bu yemişlerden tatmış ve sonrasında da kendini daha dinç ve canlı hissetmiş. Zamanla bu çekirdekleri kavurup öğüten Yemenliler, çok lezzetli ve keyif verici olan kahveyi bulmuşlar.

« Önceki ::